Evrensel adalet ve hukukun üstünlüğü ilkesi.

Demokratik sistemlerde Montesquieu’nun açık bir şekilde tarif ettiği gibi, “özgürlüklerin korunması ve siyasi otoritenin kontrolu” anayasal düzen içerisinde, hukukun üstünlüğü ilkesine bağlı kuvvetler ayrılığı prensibiyle mümkün olur. Bu prensip Anayasa da tarif edildiği şekliyle uygulanır. Bizim Sabih Kanadoğlu’nun cevaz verdiği gibi yargının kesinlikle yürütmeye üstünlügü yoktur.

Sosyal düzen, sosyal adalet, sosyal ilişkiler ise, yine aynı şekilde anayasal düzen içerisinde devlet ve toplum arasında hukuk devleti ilkelerine dayalı yasal düzenlemeler sayesinde sağlanır.

Diğer taraftan siyasi otoritenin sorumluluk alanları içerisinde anayasal, sosyal hukuk düzenini sağlamanın yanında, demokrasiye sahip çıkma gibi bir sorumluluğu da vardır. Bu tanımlamayla birlikte, J.Locke’nin tarif ettiği gibi, “siyasi iktidarın kaynağı olan egemenlik halka aittir” bütün mesele budur. Vatandaş olarak seçme ve seçilme hakkına sahip olmak, en önemli egemenlik yetkisidir.

Türkiye hala 12 Eylül darbesinin anayasasıyla adaleti tesis etmeye çalışıyor. Nedense evrensel hukuk normlarına uyumlu svil anayasa yapma konusunda uzlaşı sağlanamıyor. Adalet duygusunu siyasi çıkarlarına alet eden Sabih Kanadoğlu gibi sözde hukukçuların engelini aşamıyor. Vakti zamanında Sabih Kanadoğlunun sivil anayasa yapma konusunda 4 maddeden oluşan itirazını maalesef bâzı siyasiler hâlâ daha ciddiye alıyorlar. Kanadoğlunun 4 maddelik icazetini hatırlatarak yazımı sonlandırmak isterim.
1. Bu meclis dört yıl için yasama yetkisi almıştır.
2. Meclis üyeleri mevcut anayasaya sadakat yemini etmiştir.
3. Mevcut Anayasanın 1. ve 2. Maddelerinde belirtilen nedenlerle bu meclisin yeni bir anayasa yapma yetkisi yoktur.
4. Yeni bir anayasa yapma şartlarını oluşturmak için,
a. Evvela halkın yeni bir anayasa isteyip istemediği referanduma sunulur.
b. Nitelikli çoğunlukla kabul edildiği takdirde, barajsız bir seçimle kurucu bir meclis oluşturulur.
c. Bu kurucu meclisin hazırlayacağı yeni anayasa taslağı yeniden referanduma sunulur.

Kanadoğlu’nun fetvalarını dikkate alacak olursak, sittin sene sivil anayasa yapmak mümkün olmaz. Belkide bizim elitler, hukukun üstünlüğü ve evrensel adalet ilkelerini yargı bağımsızlığı ve kuvvetler ayrılığı prensibini, Batı burjuvazisinin uydurması fantazilerden ibaret sanıyorlardır, ne dersiniz?

ENPOLİTİK
Ocak 2019