Suriyeden Daha Elzem, Suriyeliler Politikamız Olmalı.

Bu vakitten sonra Türkiye’nin, Suriye politikasından çok, insani boyutu olan Suriyeliler politikası var mı onu merak ediyorum. Çünkü Suriye’de can ve mal güvenliği sağlanmış olsa dahi, Suriyelilerin kahir ekseriyetinin geri dönmeyeceklerini ve Türkiye’de kalmayı tercih edeceklerini tahmin ediyorum.

Pe ki size göre Türkiye, Suriyeliler konusunda nasıl bir politika takip etmeli? Bin yıldır birlikte yaşadığı kürt politikasında hatalı olduğunu düşünerek asimile etmeyi mi, yoksa terbiye ederek entegre etmeyi mi tercih etmeli?

Aslına bakılırsa etnik kökenleri Suryani olan ve müslüman olduktan sonra, Araplaşmayı kabul eden Suriyelilerin, Türkmenleşmeye, asimilasyona karşı fazla direnç göstereceklerini tahmin etmem. Yeter ki biz entegre metodlarını doğru uygulayalım. Gazipaşa ve Mudanya da olduğu gibi, insan onuruna yakışmayan tavır ve davranışlardan kaçınalım. Tabi ki ortak yaşam anlarında uygunsuz davranışlarına karşı çıkalım. Ama onur kırıcı yasaklar koyarak değil, terbiye ederek karşı duralım. Modern kent yaşamına entegre edecek statüler vererek, eğitip, ehilleştirelim. Misafir ve ya mülteci statüsünde tutarak ne terbiye, ne de entegre edemeyeceğimizi bilerek hareket edelim. Uyum yasaları çıkartarak uyum kurslarına katılmaya mevbur edelim. Kendi iç güvenliğimizi dikkate alarak sözleşmeli vatandaşlık gibi, bir ara formül bulalım. En az beş yıllık süre içerisinde suça bulaşmamayı şart koşup, entegre etmeyi deneyelim.

Türkiye 4 milyona yakın mülteciye kapısını açmakla insan onuruna sahip çıktı. Böylece medeni batının insanlık ayıbına bulaşmadı. Bundan sonrası için itibar zafiyeti yaşamak istenmiyorsa, öncelikle göç ve mülteci işlerinden sorumlu bir birim oluşturmak zorunda. Daire başkanlığı ve’ya genel müdürlük gibi bir birim hatta “Mülteci ve Göçmen işleri Bakanlığı” kurulmalı. Koordinasyon bu birim veya bakanlık üzerinden sağlanmalı. Uygulamadan doğacak sıkıntıları giderecek göçmen ve mülteci hakları yönetmelikle değil, uyum yasalarıyla güvence altına alınmalı. Yani yerel yönetimler kafasına estiği gibi davranmamalı. Mültecilerin korunma ve sığınma hakları güvenceye alındıktan sonra, yerleşik hayata geçişte, yumuşak bir geçiş modeli bulunmalı.

Diğer taraftan iskan sorunu belirli bir plan ve proje dahilinde çözülmeli. Cazibe merkezlerine yığılmayı önleyecek tedbirler alınmalı. İsteyen istediği yere gidip yerleşememeli. Kesinlikle vatandaşın tepkisine yol açacak “mülteci varoşları” oluşturulmasına müsade edilmemeli.

Bugün BM verilerine göre, dünya üzerinde savaş ve insanlık ayıbı gibi sebeplerden dolayı, yaşadığı yerleri terketmek mecburiyetinde kalan 60-70 milyon insandan bahsediliyor. Bunların 25-30 milyon kadarının başka ülkelere sığınma zaruriyetinde oldukları söyleniyor. Biz bu mültecilerin 4-5 milyon kadarını koruma altına alarak sığınma ve barınma fırsatı sağlayabildik.

Sonuç olarak demek isterim ki, insanın olduğu yerde ihtiyaçlar da olur. Vicdanlarımıza iltica eden bu insanlar, kendi istek ve arzularıyla mülteci olmadılar. Hiç olmazsa yaklaşık 500 bin civarında olduğu tahmin edilen, Türkiye de doğmuş bebeklerine statü vererek iyi niyetli olduğumuzu hissettirelim. Yeni doğan bebelerin ne Suriyede, ne de Türkiye de kimlikleri olmadığı için, “seyip sıpa” gibi ortalıkta dolaşmalarına müsade etmeyelim.

mm

Metin Yazarel - Çeşitli Alanlarda Faaliyet Gösteren Girişimci ve Toplum Aktivisti Kişisel Bilgiler: Adı: Metin Yazarel Doğum Yılı: 1962 Doğum Yeri: Yozgat, Boğazlıyan ilçesi, Yaraş Köyü Medeni Durumu: Evli, iki kız çocuğu babası Eğitim ve Akademik Geçmiş: İlkokul: Yaraş Köyü İlkokulu Ortaokul ve Lise: Yozgat’ta tamamladı Üniversite: 1980 Eğitim-Öğretim yılında İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi'ne kayıt oldu, ancak 12 Eylül 1980 darbesi nedeniyle eğitimini yarıda kesmek zorunda kaldı. Yurtdışı Eğitim: Kasım 1980'de Hollanda'ya yerleşti. 1981-1982 öğretim yılında Rotterdam'da Thomas More Pedagoji Akademisi'ne devam etti. İş ve Ticaret Hayatı: Hollanda'da İş Hayatı: 1982 yılında Hasret Gıda Marketi ile ticaret hayatına adım attı. Daha sonra Türk video filmleri, tekstil ürünleri toptancılığı ve seyahat acenteliği gibi çeşitli sektörlerde ticaret yaptı. Toplumsal Katılım: Çeşitli Türk dernek ve federasyonlarında kurucu yönetim kurulu üyeliği ve genel sekreterlik gibi üst düzey yöneticilik yaptı. Sosyal Araştırmalar: Toplum bilimi alanında 'sosyal tercihler', 'sosyal davranışlar' ve 'sosyal psikoloji' konularında araştırmalar yaptı. Göçmen etnisitesi ve göç sosyolojisi gibi alanlarda çalışmalarına devam ediyor. Sivil Toplum Aktivizmi: Uzun Süreli Danışmanlık: Hollanda Türk Demokratlar Birliği (UETD) danışmanlık yaptı. Araştırmalar Merkezi: Amsterdam Türk evi Araştırmalar Merkezi yönetim kurulu üyesi olarak sivil toplum çalışmalarını sürdürdü. Yazarlık ve Medya Faaliyetleri: Yayınlar: 200'den fazla makalesi çeşitli gazete, dergi ve bloglarda yayımlandı. Köşe Yazarlığı: Kesintisiz 8 yıl boyunca Türkçe yayın yapan Haber Gazetesi'nde köşe yazarlığı yaptı. Televizyon Programcılığı: Kısa bir süre Life24 Bilgi Danış Televizyon programcılığı da yaptı. Yayın Danışmanlığı: Gönüllülük esasına dayalı olarak Haber Gazetesi'nde genel yayın danışmanlığı yaptı. Diğer Yayınlar: Yozgat Çamlık gazetesi ve En-Politik internet sitesinde de köşe yazıları yazdı. Çalışma ve Ticaret Hayatı: Şirket Danışmanlığı: Halen Letselschade Kaza Uzmanlığı Şirketler Grubuna danışmanlık yapmaktadır. Kurucu Ortaklık: EU TRADE CENTERS BV. şirketinin kurucu ortağı olarak ticaret hayatına devam ediyor. Metin Yazarel, iş hayatı, ticaret, akademik çalışmalar, sivil toplum faaliyetleri ve medya alanlarında geniş bir yelpazede etkinlik gösteren, çeşitli alanlarda başarılı ve çok yönlü bir birey olarak öne çıkmaktadır.